Kredinotum.com

Banka Faiz Oranları Nasıl Belirlenir

Finansal sistem ile ekonominin bütünü arasında karşılıklı bir ilişki bulunmaktadır. İstikrar ve büyüme ekonominin en temel unsurları arasında yer alırken bu unsurların oluşması adına finansal sistemde yer alan ve para ihtiyacı olanlar (kredi çekenler) ile para fazlası olan (fon fazlası olan) kişilerin bir araya geldiği ekonomik birimler hayati önem taşımaktadır. İşte tam bu noktada fon fazlası olanlarla fona ihtiyacı olanları bir araya getirmek için bankacılık, sigortacılık , emeklilik ve tahvil-bono piyasa sistemi devreye giriyor.

Bankacılık sistemi de sadece ülkemizde değil tüm dünyada mevcut finansal sisteminin ağırlık, hacim ve işlem adetleri anlamında %80’inden fazlasını oluştururken piyasanın belirlenmesi adına da hayati öneme sahiptir. Her bankanın bir anonim şirket olarak varlığını koruduğunu düşündüğümüzde de yukarıda bahsettiğimiz gibi hayati öneme sahip olan bankalar kar amacı güderken en temel yaklaşım ile fon fazlası olan müşterilerden daha düşük maliyetle fonu alırken aldığı fonu daha yüksek maliyetle fona ihtiyacı olan yani kredi çekmek isteyenlere satarak aradaki marj kadar kar etme amacındadır. Aslında konuyu anlayabilmemiz için parayı bir mal olarak düşünmek anlaşılması adına işimizi kolaylaştırmaktadır. Örnek olarak bir ayakkabı dükkanı sahibi tüccar malı 5.-TL’ye alıp 10.-TL’ye sattığında ve tüm maliyetler çıkıp elinde 3.-TL kaldığında bu rakam o tüccarın karı oluyor. Bankaların işleyişi de en basit anlamda bu sisteme benziyor. Banka hem gerçek kişilerden hem de merkez bankasından topladığı paraları yüksek maliyetle kredi aracını kullanarak satar ve işlem ücretleri çıktığında arada kalan marj bankanın karı olmaktadır.

Kredi-mevduat ilişkisinin detayına yazının ilerleyen bölümlerinde değinmeye devam edeceğim fakat öncelikle finansal sistemin özelliğinden bahsetmek gerekiyor. Bankacılık sektörü belki de rekabetin en yoğun olduğu sektörlerin başında gelirken devlet eliyle düzenlemelerin yapıldığı, BDDK ve SPK gibi kurumlar ile denetlendiği büyük bir sistemdir. Piyasada gerçekleşen olumlu ve olumsuz her türlü gelişme, karar ve olaydan direk ve doğrudan etkilenen bankacılık sektöründe yukarıda bahsettiğimiz fiyatlar da aslında piyasada belirlenmektedir.

Faiz oranları piyasada belirlenirken bahsettiğimiz üzere devlet eliyle düzenlemeler yapılmaktadır. İşte tam bu noktada Merkez Bankası’nın ismini zikretmemiz gerekiyor. Piyasa yapıcıların başat unsurlarından biri olan Merkez Bankası piyasalarda bankalara ödünç para vermekte veya piyasalarda bankalardan ödünç para almaktadır. Merkez Bankası aldığı kararlar ve uygulamalar ile faiz oranlarını belirlerken piyasaları da aldığı bu kararlar ile etkilemektedir. Merkez Bankası aylık olarak belirlediği Gecelik (overnight) faiz oranları, Geç Likidite faiz oranları ile 1 haftalık repo faiz oranları ile piyasaya yön vermektedir. 1 haftalık repo faiz oranları bankaların en alt limiti olarak kabul edilmekle beraber bu oranın altında bir faiz oranı ile kredi vermek temel anlamında banka için zarara uğradığı anlamına gelecektir. Bu noktada 1 haftalık repo oranlarının bankalar için referans olduğunu kenara not etmemiz gerekmektedir. Fikir vermesi adına ise 25.02.2015 tarihli 1 haftalık repo faiz oranlarının 7,50 olduğunu 29.01.2014 tarihinde Merkez Bankasının faizleri 5,5 oranında arttığı dönemde de 4,5’ten 10’a yükselttiğini hatırlatalım. Bu noktada faizlerin yönünün nasıl olduğunu anlayabilmek için aşağıda yer alan tablo faydalı olacaktır.

Gelelim faiz oranlarının belirlenmesinde mevduat-kredi ilişkilerinin tanımlanmasına. Faiz oranları yukarıda temel olarak açıklamaya çalıştığımız gibi fon fazlası olan ve fon ihtiyacı olan kişilerin bir araya gelmesiyle ve Merkez Bankasının belirlediği oranların da alt basamak olarak ele alınmasıyla belirlenmeye çalışılmaktadır.

Bu noktada yeri gelmişken başka bir konuyu daha açıklamak istiyorum. Evet fiyat piyasada belirleniyor ve Merkez Bankasının da belirlediği bir oran var, peki 1 haftalık repo oranı 7,5 iken neden yıllık faiz oranları ve mevduat faiz oranları yüzde 11 aralığında seyrediyor. Konunun anlaşılması adına burası hayati önem taşıyor. Aradaki bu farkın oluşmasının en önemli nedeni ise Zorunlu Karşılık Oranları.

Zorunlu Karşılık Oranları Merkez Bankası tarafından uygulanan bir para politikası aracı olup piyasayı doğrudan etkilemektedir. 5 yıl önce uygulanmaya başlanan Zorunlu Karşılıklar ile finansal risklerin azaltılabilmesine yönelik politikalar geliştirilmiş ve faiz oranlarının belirlenmesinde bahsettiğimiz 1 hafta vadeli repo oranlarına ek olarak zorunlu karşılıklar da aktif bir şekilde kullanılmaktadır.

Zorunlu karşılıklar aylık Para Piyasası Kurulu (PPK) toplantısının aksine ayda 2 kez ve Cuma günleri hesaplanmakta olup banka ve finansman şirketleri aşağıda yer alan oranlar hükmünce Merkez Bankasına TL ve YP yükümlülüklerini yatırmak zorundadır.
İşte bahsettiğimiz Zorunlu Karşılıklar bir nevi ek vergi olup bankalar 3 aya kadar vadeli mevduat hesaplarından yüzde 5 ’lik kısmını Merkez Bankası’na vadesiz mevduat olarak yatırmak zorunda. Bankalar tarafından en fazla eleştiri konusu olan Zorunlu Karşılıklar görüleceği üzere bankalar için önemli bir maliyet unsuru oluşturmaktadır. Bu maliyet unsuru da doğrudan kredi faiz oranları ile mevduat faiz oranlarını etkilemektedir.

Hemen bir detay vermek istiyorum; Bankalar bildiğiniz üzere her zaman uzun vadeli veya vadesiz mevduat toplama hedefi içindedir. İşte uzun vadeli mevduat toplanmasının en önemli sebeplerinden biri Zorunlu Karşılık Oranlarından gelmektedir. Çünkü banka 1 ay vadeli mevduat için 11,5 karşılık oranı ayırırken 1 yıl üzeri mevduatlar için ise %5 karşılık oranı ayırmaktadır.

Son olarak ise bankalar arasında hem mevduat hem de kredi faiz oranlarında ki anormal farklardan bahsedelim. Mesela kredi kullanacaksınız ve banka banka dolaşıyorsunuz. Her bankanın faiz oranları %0,1 oranında bile farklılık göstermektedir. İşte bu farkın temelinde bankaların kar spreadleri yatmaktadır. Yukarıda bahsettiğimiz gibi bankalar Merkez Bankası’ndan borç alırken kendi şubeleri içinden de borç para alıp borç para vermektedir. Her şubeye bu gözle baktığınızda her şubenin aslında faiz oranları farklılık göstermektedir. Fon Transfer Fiyatlaması ile bankanın kendi içinde ki şubeler arasındaki ilişkileri, mevduat ve kredi oranlarında belirleyici olmaktadır.

Buna ek olarak bankaların kar spread stratejileri de önem arz ediyor. X bankası +1 spread ile kredi satarken bazı bankalar +2 spread bazı bankalar ise neredeyse başabaş noktasında kredi satarken komisyon ve ürün satışlarından kazanç elde etmektedir. Mevduat tarafında da benzer durum söz konusu. Taban mevduatı yüksek olan şubeler daha yüksek faiz oranları ile mevduat toplarken taban mevduatı düşük olan şubelerin faiz oranları daha düşük olabilmektedir. Yine bu noktada bir konuya dikkat çekmek istiyorum. Mevduat oranları yüksek olan bankaların bir de kredi faiz oranlarına bakın. İkisinin de doğru orantılı olduğunu göreceksiniz. yüzde 5 ile mevduat toplayan bir banka +2 kar spreadi ile o mevduatı en iyi aylık %1,15-1,25 bandın da satacaktır.

Sonuç olarak finansal sektörün başat gücü olan bankalar hem kredi hem de mevduat bacağında faiz oranlarını belirlerken komplike hesaplamalar yaparak bu oranları belirlemektedir. Faiz oranlarının düşürülmesinde ise bankaların çok az etkileri olmakla beraber en temel konu Merkez Bankası’nın faiz politikası ve Zorunlu Karşılıklar oranı olmaktadır.

Banka Faiz Oranları Nasıl Belirlenir
Yıldızlandır

Yorum Ekle

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.